Antropoloji söz konusu olduğunda her daim pusuda bekleyen bir ırkçılık tehlikesi olduğundan bahsedilir. Tarihe dönüp baktığımızda bu eleştiriler pek haksız da sayılmaz. Herhalde biraz da bu nedenle antropoloji sosyolojinin arkasına itilmiş gibi durur.
Bu kitap her şeyden önce benim antopolojiyi
keşfetmemi sağladı. Gerçekten de birtakım antropolojik evrensellerin varlığını
unutarak ezbere yaşadığımızı düşündürdü.
Antropolojiyi yeniden baş tacı edecek bir
yüzleşmeye ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.
Okuyalım, okutalım derim.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder